|
| ÖZBEKLER RUSLARI GÖNDERDİ, ÇİNLİLERLE İMZALADI |  
|
 Çin ve Özbekistan cumhurbaşkanları enerji alanında işbirliğini arttırmaya yönelik işbirliği anlaşması imzaladı. Bu arada Rusya-Özbekistan arasında uranyum madenlerinin ortak işletmesi konusunda sürdürülmekte olan görüşmeler çöktü. Özbekistan Rusya ile işbirliğinden vazgeçti. Çin Cumhurbaşkanı Hu Jintao'nın Özbekistan'ı ziyareti sırasında enerji ve yüksek teknoloji alanlarından işbirliği anlaşmaları imzalandı. Özbek Cumhurbaşkanı İslam Karimov, uranyum madenciliği alanında uzun-vadeli işbirliğinin de imzalanan anlaşmalar arasında bulunduğunu belirtti. Bu anlaşmaya göre iki ülke Özbekistan'da uranyum madenlerinin geliştirilmesi ve uranyum aramaları konusunda işbirliği yapacak. Çin ile Özbekistan arasındaki işbirliğinin uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Çin Özbekistan'a 20'ye yakın altyapı projesi için 600 milyon dolardan fazla, faizsiz uzun vadeli kredi sağlamıştır. Özbekistan'ın uranyum madenciliği endüstrisinin geçmişi 1950'lere kadar gitmektedir. Özbek Jeoloji ve Tabii Kaynaklar Komitesi (Goskomgeo) kayıtlarına göre ülkede 2008 yılı itibariyle 185 bin ton uranyum rezervi bulunmaktadır. Ülkede çıkartılan uranyum kaynakları geçmiş yıllarda Rusya'ya gönderilmekte iken, 1992 yılından itibaren çıkartılan uranyumun tamamı Nukem Inc. aracılığıyla ABD ve diğer ülkelere satılmaya başlanmıştır. Geçtiğimiz yıllarda, bazı Japon şirketleri Özbek Hükümeti ile ülkede uranyum kaynakları arama ve geliştirmek amacıyla anlaşma imzalamıştı. 2009 yılının Ağustos ayında, Goskomgeo ve Çin devlet şirketi olan Guangdong Nuclear Uranium Corp (CGNURC), yarı yarıya hissedar olacak şekilde Uz-Çin Uran adında bir şirket oluşturmuştur. Bu şirket Boztauskaya ve Navoi alanlarında çalışmalarına devam etmektedir. Bu arada Rus AtomRedMetzoloto (ARMZ) şirketi de, Özbekistan ile ortak uranyum madeni geliştirme çalışmalarına ilişkin 2006 yılından bu yana yürütülmekte olan müzekerelerden bir sonuç alınamadığını ve görüşmelere son verildiğini açıklamıştır. Rusya ile Özbekistan Ocak-2006'da Özbekistan'ın Aktau madenlerini ortak bir şirket marifetiyle işletmeye yönelik bir iyi niyet metni imzalamış, fakat yıllar süren müzakerelerden bir sonuç alınamamıştı. Özbek tarafının anlaşmaya yanaşmamasının en önemli sebeplerinden birisinin Rus tarafının ısrarla istediği yüzde 51'lik Rus kontrol payı talebi olduğu belirtiliyor.
|
| NRC İKİ SANTRALDA ÖZEL İNCELEME BAŞLATTI |  
|
 ABD lisanslama otoritesi NRC, ABD'de bulunan Surry ve Brunswick nükleer santrallerinde meydana gelen sıra dışı olayları yakından incelemeye aldı. ABD'deki Surry nükleer santralında, 8 Haziran günü, bakım çalışmaları sırasında santral içi elektrik hatlarından birinde arıza oluşmuş ve bazı besleme suyu vanaları giden elektrik kesilmiş, santralın güvenlik sistemleri de buna tepki olarak santraldeki ilk reaktör ünitesini otomatik olarak kapatmıştı. NRC, bu olayda bazı komplikasyonlardan şüphelendiğini, öncelikle bazı önemli bileşenlere olan elektrik beslemesinin kesilmesi, bazı ölçü kontrol cihazları ve kontrol odası sinyallerinin kesilmesi ve kontrol odasındaki bir elektrik dolabında yangın çıkması üzerinde önemle çalışılması gerektiğini ifade etmiştir. NRC, santral işletmecisi Dominion Virginia Electric Power şirketinin uyguladığı bakım-sonrası-test prosedürlerinin uygunsuzluğundan şüphelenmektedir. Surry santralının işletme lisansı Dominion Virginia Electric Power şirketinin elinde bulunmaktadır. Surry santralı iki adet basınçlı su reaktöründen (PWR) oluşmaktadır. Brunswick nükleer santralında ise, 6 Haziran tarihinde, acil durum dizel jeneratör binasının zeminine zehirli yangın söndürme gazı halon yayılmış ve bunun sonucunda alarmlar çalmaya başlamıştır. Santral işletmeci kuruluşu Carolina Power & Light, santralın iki ünitesinin de tam güçte çalışmaya devam ettiği ve santralda herhangi bir yangının söz konusu olmadığını açıklamıştır. NRC, Brunswick santralında, acil durum müdahale biriminin müdahalede önemli ölçüde geciktiğini ayrıca santralın acil durum karşı harekat veri sisteminin de çok geç çalıştığını belirlemiştir. Brunswick santralı iki adet kaynar su reaktöründen (BWR) oluşmaktadır.
|
| OLKİLUOTO-3 İÇİN REAKTÖR KABI MONTAJI TAMAMLANDI |  
|
 Areva-Siemens konsorsiyumu; Olkiluoto nükleer santral projesinde, reaktör basınç kabının yerleştirilmesi tamamlandı. Dünyanın en büyük kapasiteli reaktör ünitelerinden biri olacak Olkiluoto-3, 1600 MW elektrik üretecek. Reaktör basınç kabı yaklaşık 5.3 metre çapında, 10.6 metre yüksekliğinde ve 420 ton ağırlığından bulunmaktadır. Bu dev santral bileşeni iki adet vinç yardımıyla reaktör binasındaki konumuna yerleştirilmiştir. Areva; müşterileri olan Finlandiya elektrik üretim şirketi Teollisuuden Voima Ojy (TVO)'a Olkiluoto-3 ile ilgili birçok işin 2012 yılı sonuna kadar tamamlanacağını, ünitede 2013 yılından itibaren testlere ve deneme işletmesine başlanabileceğini bildirdi. Areva yaptığı açıklamada, birçok inşaat işinin tamamlandığını, hemen hemen bütün binaların üstlerinin kapatıldığını ve bu binaların sızdırmaz hale getirildiğini, boru sistemlerinin kurulmasına devam edildiğini belirtti. Areva, ayrıca reaktör kabının yerleştirilmesinin tamamlanması ile birlikte, çok sayıda ağır bileşenin montajına da başlanacağı, bunu takiben elektro-mekanik sistemlerinin yerleştirilmesine geçileceğini duyurdu. Finlandiya lisanslama otoritesi STUK, Olkiuoto-3 santralında kullanılan EPR tasarımındaki ölçü-kontrol sistemlerinin bağımsızlık ilkesine uymadığını belirlediklerini açıklamış ve Areva'dan bazı değişiklikler talep etmişti. Areva'nın bu değişiklikleri tasarımına ilave etmesi ile birlikte, STUK; EPR tasarımının güvenlik sistemlerinin bağımsızlığına yönelik Finlandiya ölçütlerini karşılar hale geldiğini,fakat STUK'a bu konuda daha fazla dokümantasyon sağlaması gerektiğini duyurmuştu. Areva'nın pazarlamakta olduğu EPR, dünyadaki en gelişmiş reaktör tasarımlarından biri olarak bilinmektedir.
|
| RUSYA AKKUYU'YA NÜKLEER SANTRAL KURACAK |  
|
 Rusya Cumhurbaşkanı Dmitry Medvedev'in Türkiye ziyareti sırasında Türkiye ile Rusya arasında Akkuyu sahasına VVER-1200 model Rus nükleer santral üniteleri kurulması konusunda anlaşma imzalandı. İmzalanan anlaşmaya göre, sahibi yüzde 100 Rusya olacak şekilde bir proje şirketi kurulacak. Türk tarafı bedelsiz olarak Akkuyu sahasını Rus şirketine devredecek. Rus proje şirketi buraya 4 adet VVER-1200 modeli reaktör ünitesi kurmaya çalışacak. Santralın, yardımcı tesislerinin ve üretilecek elektriğin sahibi Rus şirketi olacak. Santralın inşası için Rusya'dan kalifiye uzman işçiler ve personel getirilecek. Santral Rus personel tarafından işletilecek. Santralın işletilmesinde, Türk çalışanların da kullanılması konusunda bir iyi niyet maddesi eklenmiş de olsa, çalıştırılacak Türklerin sayı, oran ve nitelikleri ile ilgili bir şart anlaşmada bulunmamaktadır. Rus tarafı Akkuyu sahasında 10 bin kişilik işçi köyünün oluşturulmasını istemektedir. Bu işçilerin hangi oranda Türklerden oluşacağı konusunda anlaşmada bir madde bulunmamaktadır. Türk tarafı; Rus çalışanların ülkeye giriş çıkışı, Akkuyu sahasına yerleşimi, çalışanların edindiği taşınır ve taşınmaz mallarının yönetimi konusunda özel kolaylıklar uygulayacaktır. Rus şirketi Türk tarafına elektrik satmakla ve santral için gerekli lisans ve izinleri almakla yükümlü olacak. Rus proje şirketi santralın hisselerini satmak isterse, Türk tarafının hisseleri en fazla yüzde 49 olabilecek, santralın çoğunluk hisseleri hep Rusya'nın elinde bulunacak. Santrale yakıt, Rusya'nın TVEL şirketi tarafından sağlanacak. Anlaşmanın bazı maddeleri süresiz olacak ve Rus yapımı tesisler Akkuyu sahasında bulunduğu sürece yürürlükte kalacak. Bu maddeler ancak her iki tarafında ortak mutabakatı sağlanması halinde sona erdirilebilecektir. Rus proje şirketi; başarısızlığı halinde, projeye devam edecek kendi halefini de yine kendisi belirleyecektir. Söz konusu anlaşma metninin Türk meclisinde kabul edilmesi ve santral inşasının başarıyla gerçekleşmesi durumunda, Akkuyu santralı, bir ülke sınırları içinde bulunup da, sahibinin bir başka ülke olduğu dünyanın ilk nükleer santralı olacak. 4 ünitelik projenin yaklaşık 20 milyar ABD dolarına mal olması beklenmektedir. Rus tarafı ünitelerin 50 yıllık ömrü boyunca da 120 milyar ABD dolarından fazla net kar elde etmeyi planlamaktadır. Rusya Atom Enerjisi Bakanlığı Rosatom'un Başkanı Sergei Kiriyenko, Rus tarafının bugüne kadar projelerde hep ana yüklenici olarak yer aldığını ve santralın kurulmasının ardından ülkeden çekildiğini belirtti. Akkuyu projesinde ise santral sahibi sıfatıyla Rus tarafının sahada kalıcı bulunacak olması nedeniyle büyük heyecan duyduğunu ifade etti. Akkuyu sahası için düşünülen VVER-1200 modeli üniteler Rusya tarafından yeni geliştirilmiştir. Daha henüz dünyada VVER-1200 model bir reaktör işletme halinde bulunmamaktadır. Rusya bu modeli ilk kez Leningrad Nükleer Santralı Faz II birinci ünitesi ile Novovoronezh Nükleer Santralı Faz II birinci ünitesinde inşa edeceğini açıklamıştır. Anlaşmanın mecliste kabul edilmesinin ardından, Akkuyu sahası Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ) tarafından Rus proje şirketine teslim edilecek. Türkiye Elektrik Ticaret A.Ş.'de Rus tarafıyla, kurulacak birinci ve ikinci ünitenin üreteceği elektriğin yüzde 70'ini, üçüncü ve dördüncü ünitelerin de yüzde 30'unu 15 yıl boyunca kWsaat'i 12.35 ABD centi olacak şekilde alım garantisi imzalayacak. Geri kalan elektrik proje şirketi tarafından serbestçe satılabilecek. 15 yıllık alım garantisinin ardından Rus Proje Şirketi yıllık net karının yüzde 20'sini Türk tarafına aktaracaktır. Proje Şirketi anlaşma’nın yürürlüğe giriş tarihinden itibaren bir yıl içinde santral inşasının başlaması için gerekli tüm izinler ve lisanslar için başvuracak. İlk reaktör ünitesi, Rus proje şirketinin inşaat lisansını almasının ardından 7 yıl sonra devreye girecek. Diğer üniteler birer yıl arayla ilkini takip edecek.
|
| RUSYA-SLOVAKYA ARASINDA YAKIT TEMİNİ SÖZLEŞMESİ İMZALANDI |  
|
 Rusya nükleer yakıt şirketi TVEL, Slovak Cumhuriyetinin Slovenské Electrárne (SE) şirketi ile inşaat halinde olan Mochovce nükleer santralının üçüncü ve dördüncü ünitelerine yakıt sağlamak üzere anlaşma imzaladı. Sözleşme 2010-2017 yılları arasını kapsamaktadır. Sözleşemeye göre TVEL üçüncü ve dördüncü ünitelerinin ilk yakıt yükünü ve takip eden 5 yakıt yükünü sağlayacak. Sözleşmenin tutarı resmi olarak açıklanmasa da, yerel basın sözleşmenin yaklaşık 300 milyon Avro (400 milyon ABD doları) civarında olduğunu bildirdi. Kasım 2008'de, TVEL ile SE iki farklı sözleşme imzalamıştı. 500 milyon Avro (632.7 milyon ABD doları) tutarında olan ilki, Slovak Cumhuriyetinin işletme halindeki reaktörleri olan Mochovce birinci ve ikinci üniteleri ile Bohunice üçüncü ve dördüncü ünitelerine 2011- 2015 yılları arasında Rusya'dan yakıt sağlanmasını öngörmekteydi. İkinci anlaşma ise 2015 ötesinde iki tarafın yapacağı işbirliği prensiplerini içermekteydi. Yapılan anlaşmalara göre Slovak Cumhuriyetindeki bütün reaktör ünitelerine gelecekte yakıt ihtiyacının Rus TVEL tarafından sağlaması öngörülmektedir. Bohunice ve Mochovce santralleri Sovyet tasarımı VVER-440 model basınçlı su reaktörlerinden oluşmaktadır. VVER türü santrallere sadece Rus TVEL şirketi yakıt sağlayabilmekte, başka alternatif yakıt kaynağı bulunmaktadır. Hali hazırda Aralık-2003'de imzalanan anlaşma gereği Mochovce birinci ve ikinci üniteleri ile Bohunice üçüncü ve dördüncü ünitelerine Rus tarafı yakıt sağlamaktadır. Bu anlaşma 2010 yılında sona ereceğinden, anlaşmaların yenilenmesine ihtiyaç duyulmuştur. Slovenské Electrárne (SE) şirketi Mochovce'deki yeni ünitelerin tamamlanması için Kasım-2008'de 2.8 milyar Avro (3.6 milyar ABD doları) para ayırmıştı. Bu ünitelerin sırasıyla 2012 ve 2013 yıllarında devreye girmesi beklenmektedir. İki ünite çalışmaya başlayınca, Slovak Cumhuriyetinin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 22'sini karşılayacaktır. Slovak Hükümeti Bohunice sahasındaki beşinci ünitenin de 2020 yılında devreye girmesini planladığını açıklamıştır. Slovakya Hükümeti ayrıca Kecerovce sahasında 1200 MWe kapasiteli bir nükleer santrali 2025 yılına kadar devreye almak istemektedir. Bu projeler öncelikli projeler listesine konmuştur. |
| MHİ FRANSIZ SANTRALLARI İÇİN BUHAR ÜRETEÇLERİ İMAL EDECEK |  
|
 Mitsubishi Heavy Industries (MHI), Fransız Electricité de France (EdF)'ın sahip olduğu nükleer santrallerde kullanılmak üzere 3 adet buhar üreteci imal edecek. Bu son sipariş ile Japonların Fransız nükleer santralleri için imal ettiği buhar üreteçlerinin sayısı 15'e çıkacak. Buhar üreteçleri için sözleşme Fransız 900 MWe kapasiteli basınçlı Su Reaktörlerinde kullanılmak üzere gerçekleştirilen uluslararası ihale sonucunda imzalanmıştır. Sözleşmeyi Japon Mitsubishi Heavy Industries ve Fransız Comex Nucléaire'in oluşturduğu konsorsiyum kazanmıştır. Buhar üreteçleri Japonya'da bulunan Kobe Shipyard and Machinery Works tesislerinde imal edilecek ve teslimat 2016 yılından itibaren başlayacak. Buhar üreteçleri Basınçlı Su Reaktörleri için hayati önem taşımaktadır. Reaktör basınç kabındaki nükleer yakıtlarda üretilen termal enerji, ikinci soğutma suyu döngüsüne aktarılmak üzere soğutucusu suyu yardımıyla buhar üretecine ulaştırılmaktadır. Buhar üreteçlerinde ikinci döngüdeki soğutma suyu buhara dönüştürülerek elektrik üretimi amacıyla türbin jeneratöre gönderilmektedir. Buhar üreteci ayrıca birinci soğutma suyu döngüsü basınç sınırı içinde bulunduğundan nükleer güvenlik açısından hassas ekipmanlar sınıfına girmektedir. Duvarlarının ve boruların yüksek basınca dayanıklı düşük-alaşımlı çelikten imal edilmesi gerekmektedir. Bu düşük alaşımlı çelik; manganez, mobilden ve nikel içermektedir. Buhar üreteçlerinde basınçlı birinci döngü soğutma suyunun aktığı 4000'den fazla ısı aktarımı borusu bulunmaktadır. Bu borular ısıl işlemden geçmiş nikel-krom-demir alaşımından imal edilmektedir. Eski nükleer santrallerdeki buhar üreteçlerinin ısı aktarımı borularının değişik nedenlerden ötürü zaman içinde tıkanması nedeniyle, bunların işletmeye devam edebilmesi için bazı durumlarda değiştirilmesi gerekmektedir. Buhar üreteci gibi nükleer-sınıfı büyük ve özellikle ekipmanların imalatı çok karmaşık ve çok-hassas teknolojilerin kullanılmasını gerektirmektedir. Dünyada az sayıda şirket bu ekipmanları sağlayabilmektedir. AREVA'nın doğusunda bulunan Chalon/Saint Marcel tesisleri de buhar üreteçleri imal edebilse de, EDF Mitsubishi Heavy Industries (MHI)'e 2005 yılından bu yana 15 adet buhar üreteci siparişi vermiştir. Mitsubishi Heavy Industries, diğer ülkeler de dahil olacak şekilde Japonya dışına toplam 31 adet buhar üreteci satmıştır. EdF 58 adet nükleer santrale sahip bulunmaktadır. Bunlar arasında 900 MWe kapasiteli olanlar, 1970'lerin sonlarında ve 1980'li yıllarda inşa edilmiştir. EdF şimdi bu eski reaktörlerdeki buhar üreteçlerinden bazılarını değiştirmeye çalışmaktadır. Bu işlem çok zor da olsa, santralın işletmeye devam edebilmesi için gerekli bulunmaktadır. Temmuz 2009'da Fransız Nükleer Güvenlik Otoritesi (ASN), jenerik değerlendirmelere dayanarak, 900 MWe sınıfı reaktörlerin 40 yıla kadar işletilmesine müsaade ettiğini açıklamıştı. |
|
|
|